MERAK EDİLENLER

ÇOCUKLUK ÇAĞI TRAVMALARI VE ETKİLERİ

Çocukluk çağı travmaları çocuklukta yaşanan; çocuğun güvenlik duygusuna, düzen hissine ve temel yaşam haklarına zarar veren, ruhsal ve fiziksel bütünlüğünü tehdit eden olaylardır.

Çoğunlukla travmaya neden olan kişi çocuğun yakınları, kendisine bakanlar veya çocuğun tanıdığı erişkinlerdir.

 Travmalar duygusal, fiziksel ve/veya cinsel olabilir.

 Duygusal şiddet/ihmal

  • Bağırılmak, saldırıya uğramak, tehdit edilmek, küfredilmek, terörize edilmek
  • Eleştirilmek
  • Alay edilmek
  • Küçümsenmek, aşağılanmak
  • Haksız yere yargılanmak ve cezalandırılmak, başkalarının hataları veya kusurları için suçlanmak
  • Önemsenmemek, ilgisiz kalınmak
  • Görmezden gelinmek, duyulmamak, değer verilmemek
  • Beğenilmemek
  • Reddedilmek
  • Anne, baba veya bakan kişinin ölümü
  • Anne ve/veya babadan iş veya savaş nedeniyle ayrı yaşamak
  • Anne-baba boşanması
  • Okulda zorbalığa maruz kalmak
  • İzole edilmek
  • Aile aktivitelerinin dışında bırakılmak
  • Okul dışı aktivitelerine katılma izni alamamak
  • Madde ve alkol kullanımına, çalmaya, yalan söylemeye ve zorbalığa teşvik edilmek ve yüreklendirilmek
  • Yaşıyla uyumlu olmayacak şekilde ebeveynlerine veya kardeşlerine bakmak zorunda kalmak, ev işlerinde mantıksız beklentilere cevap vermeye çalışmak
  • Bir ânı diğerine uymayan dengesiz ebeveynlerle büyümek

 Fiziksel şiddet ve ihmal

  • Tokat, yumruk, dayak atmak
  • Tekmelemek
  • Cisimle (sopa, ağır cisim, kemer) vurmak
  • Yanık oluşturmak (sigara, ütü, kızgın yağ vs)
  • Yemek vermemek
  • Hastalık hâlinde gerekli tıbbi bakım için girişimde bulunmamak
  • Yetersiz bakım yapmak (hastaneye/doktora götürmemek, ilaçları vermemek, yara bakımı yapmamak

Cinsel şiddet

  • Çocuğa uygun olmayan şekilde dokunmak
  • Çocuğa uygun olmayan şekilde sarılmak
  • Çocuğu uygun olmayan şekilde okşamak
  • Çocuğa uygun olmayan şekilde yaklaşmak
  • Oral ilişkiye zorlamak
  • Cinsel ilişkiye yeltenmek
  • Tecavüz etmek (vajinal ve/veya anal)
  • Başkalarının cinsel ilişkisini izlemeye zorlamak

Travmalar insanın kendi bedeni ile ilişkisini bozar, kişinin kendine zarar verecek şekilde davranmasına, beslenmesine ve ilişkiler içerisine girmesine yol açar.

Travmanın bedendeki etkileri

  • HPA ekseninin bozulması
  • Kronik stres yanıtı
  • Hipokampüste hücre kaybı/küçülme
  • Prefrontal kortekste küçülme ve gri madde azalması
  • Artmış sempatik baskınlık
  • Azalmış parasempatik aktivite
  • Serotonin metabolizması bozuklukları
  • Doğumsal bağışıklık sisteminde işlev bozukluğu

 

Çocukluk çağı travması sonrası görülen hastalıklar

  • Depresyon ve kaygı bozuklukları
  • Uyku bozuklukları
  • İlaç, alkol ve madde bağımlılıkları
  • Kronik ağrı sendromları, fibromiyalji
  • Migren, gerilim tipi baş ağrısı
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • Yeme içme bozuklukları, anoreksi, bulimi
  • Obezite
  • Metabolik sendrom, Tip II diyabet
  • Kronik pelvik ağrı, kronik prostatit, endometriozis
  • Kalp-damar hastalıkları
  • Karaciğer ve akciğer hastalıkları
  • Menopoza geçişte daha fazla terleme, sıcak basması, uykusuzluk ve depresyon
  • Otoimmün hastalıklar

27 Ocak 2024

 


Öğrenme Güçlüğü Nedir?

Öğrenme güçlüğü; dinleme, konuşma, okuma, yazma, mantık yürütme, problem çözme ya da matematik alanındaki yeteneklerin kullanımında zorluk yaşanmasıdır. Aynı zamanda, kişinin bilgiyi depolaması, işlemlemesi ve üretmesi konusunda da zorluk yaşamasına neden olmaktadır. Çocuklarda daha sık gözlemlenmesiyle birlikte öğrenme güçlüğüne yetişkinlerde de rastlanmaktadır. Kişinin öğrenme güçlüğüne sahip olup olmadığı bazı durumlarda fark edilmeyebilir ve kişi bununla hayatını sürdürebilir.

Öğrenme Güçlüğü Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı’nın Genel Amacı

Bu program ile öğrenme güçlüğü olan bireylerin;

1. Algı ve bellek becerilerinin geliştirilmesi

2. Motor planlama becerilerinin geliştirilmesi

3. Dil ve iletişim becerilerinin geliştirilmesi

4. Kendini düzenleme stratejilerinin kazandırılması

5. Sosyal uyum becerilerinin kazandırılması

6. Erken okuryazarlık, erken matematik, matematik, ilk okuma yazma, akıcı ve doğru okuma, okuduğunu anlama, yazılı ifade, dinlediğini anlama ve dil bilgisi alanlarında akademik becerilerinin desteklenmesi hedeflenmektedir.

Öğrenme güçlüğü belirtileri

Okul öncesi dönem belirtileri: 

  • Konuşmaya başlamasında önemli ölçüde gecikme, 
  • Kelimeleri telaffuz etmede ve yeni kelimeleri öğrenmede zorluk ya da yavaşlık, 
  • Motor hareketlerin gelişmesinde yavaşlık (Örn; ayakkabı bağlanmak ya da düğme iliklemede güçlük, sakarlık)

İlköğretim dönemi belirtileri: 

  • Okuma yazmayı ve sayıları öğrenmede zorluk, 
  • Matematik işaretlerini karıştırma (Örn; "x" yerine "+"), 
  • Kelimeleri tersten okuma (Örn; "ev" yerine "ve"), 
  • Yüksek sesle okumayı ve yazı yazmayı reddetme, 
  • Saati öğrenmede zorluk, 
  • Yön kavramlarını ayırt edememe (sağ-sol, kuzey-güney), 
  • Yeni becerileri öğrenmede yavaşlık, 
  • Arkadaşlık kurmada zorluk, 
  • Ev ödevlerini unutma, 
  • Nasıl çalışması gerektiğini bilememe, 
  • Mimik ve beden hareketlerini anlamada güçlük çekme. 
  • Öğrenme güçlüğü çeken her çocuk farklıdır ve birbiriyle aynı özellikleri taşımaz. Bu nedenle, özelliklerin belirlenmesi ve tanı alması için ayrıntılı bir değerlendirmeye ihtiyaç duyulur.

Öğrenme güçlüğü neden olur?

Öğrenme güçlüğünün nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte araştırmalar beyin yapısındaki işlevsel farklılar ile ilişkili olduğuna işaret etmektedir. Bu farklılıklar doğuştan gelir ve kalıtımsaldır. Anne - babada benzer bir öykü varsa ya da kardeşlerden bir tanesinde öğrenme güçlüğüne rastlandıysa diğer çocukta da görülme ihtimali artmaktadır. Bazı durumlarda, doğum öncesi ya da sonrasında yaşanan bir sorun da (hamilelik sırasında alkol kullanımı, oksijen azlığı, prematüre ya da düşük kiloda doğum gibi) öğrenme güçlüğüne etken olabilmektedir. Ekonomik zorluklar, çevresel faktörler ya da kültürel farklılıkların öğrenme güçlüğüne neden olmadığı unutulmamalıdır.

19 Ocak 2024


OTİZM NEDİR?

Otizm spektrum bozukluğu ya da bilinen adıyla otizm erken çocukluk döneminde başlayan, ciddi bir gelişimsel bozukluktur. Genellikle, oturma, yürüme gibi motor becerilerin gelişiminde, boy ve kilo alımında bir sorun görülmemektedir. Otizmli çocukların dış görünüşleri diğer çocuklardan farklı değildir. Aksine güzel ve sağlıklı görünen çocuklardır. Bazılarının baş çevresi büyük olabilir. Asıl sorun, sosyal etkileşime, iletişime zarar veren, sınırlı ilgi alanlarına ve tekrarlanan hareketlere yol açan davranışlarının bulunmasıdır. Bazen belirtiler 1 yaşından önce başlarken, bazılarında normal psiko-sosyal gelişme olup "mama, baba" gibi ilk kelimeler söylendikten sonra gelişimde gerileme, duraksama fark edilir. Otizmin beynin yapısını ve işleyişini etkileyen sinir sistemindeki sorunlardan kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu hastalığın çocuk yetiştirme türleriyle ve ailenin sosyo-ekonomik düzeyiyle bir ilgisi bulunmamaktadır

OTİZM NEDEN OLUR?

Otizmin kesin nedeni günümüze kadar yapılan araştırmalar neticesinde henüz bulunamamıştır. Genetik ve bazı çevresel faktörler (doğum komplikasyonları, viral enfeksiyonlar ve çevre kirliliği) otizm sebebi olarak gösterilmiş ancak henüz kesin olarak ispatlanmamıştır. Beyin fonksiyonlarını ve hücre iletişimlerini bozan, nadir de olsa bazı genetik, nörometabolik (beyin kimya bozuklukları) hastalıklarda veya epilepsi gibi durumlarda otizm bulgularının görüldüğü bilinmektedir. Günümüzde aşı ile otizm arasında bir ilişki olduğu kesinlikle gösterilmemiştir.

10 Ocak 2023